Albishorn’un yeni Marinagraph Classic ve Marinagraph Classic Fumé modelleri, regatta kronografını ana akım hâline getirmeye çalışmıyor. İlginç olmalarının bir nedeni de bu. Her renk 99 adetle sınırlı, satış 14 Ağustos 2026 tarihinde açılıyor ve saatler Albishorn’un tuhaf ama ikna edici fikrini sürdürüyor: çoğu modern kullanıcının gündelik hayatta ihtiyaç duymadığı komplikasyonlar etrafında “hayali vintage” enstrümanlar tasarlamak.
Koleksiyoner açısından mesele yalnızca adet sınırı değil. Albishorn, daha iddialı Marinagraph platformunu bu kez saat olarak daha kolay okunur hâle getiriyor. Classic versiyonda kırmızı vurgulara sahip güneş ışını dokulu siyah kadran var; Classic Fumé ise mavi ve kırmızı detaylı beyaz lakeli geçişli kadran kullanıyor. İki modelde de 39 mm paslanmaz çelik kasa, büyük sapphire insert bezel, sol taraftaki kırmızı alüminyum monopusher ve patentli 10 dakikalık retrograde regatta geri sayımı korunuyor.

Daha Sakin Bir Marinagraph
Önceki Marinagraph referansları denizcilik enstrümanı fantezisini oldukça görünür biçimde taşıyordu. Classic versiyonlar daha ölçülü duruyor. Bezel hâlâ büyük, pusher hâlâ dikkat çekici, 7 yönündeki geri sayım göstergesi hâlâ orada; fakat genel tasarım artık yalnızca konsept bir obje gibi değil, marina dışındaki hayata da uyabilecek bir saat gibi okunuyor.
Bu önemli, çünkü regatta sayaçları saat koleksiyonculuğunda zor bir yerde durur. Mekanik olarak çekicidirler, tarihsel olarak çok belirli bir bağlama aittirler; ama neredeyse kimsenin gündelik hayatta böyle bir fonksiyona ihtiyacı yoktur. Albishorn’un cevabı, komplikasyonu saatin tek sebebi hâline getirmek yerine karakterinin bir parçasına dönüştürmek. İndeksler kesilmiyor, merkezi kronograf saniyesi kolay okunuyor ve 3 yönündeki çalışma göstergesi kadranı gösterge paneline çevirmeden hareket katıyor.


Teknik Paket Ne Söylüyor?
Kasa 39 mm çapında; bezel dahil ölçü 42,7 mm. Lug-to-lug 47,7 mm, kutu formundaki safir cam dahil kalınlık 13 mm ve su geçirmezlik 100 metre. Siyah kadranlı model siyah ve kırmızı kauçuk kayışlarla, Fumé model ise beyaz ve siyah kauçuk kayışlarla geliyor. Çelik bilezik opsiyonu fiyatı yükseltiyor fakat iki kauçuk kayış yine pakete dahil.
İçeride patentli ve markaya ait ALB01 A otomatik monopusher kronograf kalibresi çalışıyor. Albishorn mekanizma yüksekliğini 6,60 mm, çapını 30,00 mm, taş sayısını 25, frekansı 28.800 vuruş/saat ve tipik güç rezervini 64 saat olarak veriyor. Mekanizma saat, dakika, merkezi 60 saniye sayacı, çalışma göstergesi, saniye durdurma ve retrograde 10 dakikalık regatta fonksiyonunu yönetiyor.

Siyah mı, Fumé mi?
Siyah Classic daha tutarlı bir enstrüman saati gibi duruyor. Kırmızı detaylar pusher, geri sayım ve kronograf mantığını birbirine bağlıyor; koyu kadran da yerleşimin tuhaflığını bir miktar sakinleştiriyor. Classic Fumé ise daha dışa dönük. Beyaz kadran mavi-kırmızı regatta skalasını öne çıkarıyor ve geçişli yüzey saate daha temiz, yazlık bir okuma kazandırıyor.
Alıcı açısından soru hangisinin daha kullanışlı olduğu değil; hangi versiyonun bu sıra dışı komplikasyonu daha giyilebilir gösterdiği. Siyah model uzun vadede daha güvenli obje. Fumé ise lansmanı fotoğrafta daha hızlı anlatan seçenek. İkisi de 99 adetle sınırlı olduğu için normal bir kronografa ana akım alternatif olma derdinde değil.


Bağımsız Marka Tarafı
Fiyat kauçuk kayışlarla CHF 3.950 + vergi seviyesinden başlıyor; çelik bilezikli paket CHF 4.400 + vergi. Bağımsız saatçilik açısından Marinagraph’a asıl keskinliğini veren nokta burası. Alıcı yalnızca renk ya da microbrand kasa tasarımına para vermiyor; saatte markaya tanınabilir bir mekanik fikir kazandıran, patentli bir komplikasyon var.
Bu, Marinagraph’ı bariz bir gündelik saat hâline getirmiyor. Hâlâ genç bir bağımsız markadan gelen, bilerek tuhaf kalmış bir denizcilik kronografı. Fakat zaten mesele de bu. Classic ve Classic Fumé, Albishorn’un en özgün komplikasyonunu daha yaklaşılabilir kılıyor; bunu yaparken markayı izlemeye değer yapan tuhaflığı da tamamen törpülemiyor.

Yorumlar yükleniyor...